İzmir de Ulaşım

İMPARATORLUKLARI TAŞIYAN HALKLAR

05 Ocak 2026, 12:05
Biz Rumeliyiz Platformu

İMPARATORLUKLARI TAŞIYAN HALKLAR

 

Devlet Kurmayan Ama Devlet Taşıyan Toplumlar Üzerine Tarihsel Bir İnceleme

Giriş

Tarih yazımı uzun süre boyunca gücü, devlet kurabilme yeteneği ile özdeşleştirmiştir. Oysa imparatorlukların gerçek sürekliliği, yalnızca merkezî hanedanlara değil; onları ayakta tutan insan havzalarına dayanır. Bu bağlamda bazı halklar, kendi adlarına uzun ömürlü ve merkezî devletler kurmamış olmalarına rağmen, farklı imparatorlukların askerî, idarî ve siyasal omurgasını oluşturmuşlardır.


Bu bölüm, İlliryalıların Roma İmparatorluğu içindeki rolü ile Arnavutların Osmanlı İmparatorluğu’ndaki konumunu karşılaştırmalı olarak ele almakta ve şu temel soruya yanıt aramaktadır:

Neden bazı halklar imparatorluk kurmamış, fakat imparatorlukları taşıyan asli unsur hâline gelmiştir?

1. Taşıyıcı Halk Kavramı: Teorik Çerçeve

Bu çalışmada “taşıyıcı halk”, aşağıdaki özellikleri birlikte gösteren topluluklar olarak tanımlanmaktadır:

Coğrafi olarak dağlık ve periferik bölgelerde yoğunlaşma

Aşiret veya kabile temelli yerel dayanışma ağları

Merkezî bürokrasiye mesafeli, fakat askerî disipline yatkın yapı

Büyük imparatorluklar içinde hızlı dikey mobilite

Kimliğin devlet değil, etik–toplumsal kodlar (besa, yemin, sadakat) üzerinden korunması

Bu nitelikler, hem İlliryalılar hem de Arnavutlar için tarihsel süreklilik gösterir.

2. Roma İmparatorluğu’nda İlliryalılar

Roman Empire, özellikle MS 3. yüzyılda askerî ve idarî çözülme sürecine girdiğinde, Balkan kökenli –özellikle İlliryalı– kadrolara dayanmak zorunda kalmıştır. Pannonia, Dalmatia ve Moesia bölgeleri, Roma ordusu için nitelikli asker ve komutan üretmiştir.

İlliryalı kökenli imparatorlar arasında Diocletianus, Aurelianus ve Claudius II öne çıkar. Bu yöneticiler:

Orduyu yeniden disipline etmiş,

Sınırları istikrara kavuşturmuş,

Devleti merkezîleştirmiştir.

Ancak bu yükselişin bedeli ağırdır. Roma yurttaşlığı, hukuk sistemi ve Latince, yerel kimlikleri eritici bir etki yaratmıştır. Arkeolojik ve yazılı kaynaklar, Roma döneminin ilerleyen safhalarında “İlliryalı” adının siyasal bir kimlik olmaktan çıktığını göstermektedir.

Roma, İlliryalıları yükseltmiş; fakat onları Roma kimliği içinde çözmüştür.

Bu durum, modern tarih yazımında İlliryalıların “kaybolan halk” olarak anılmasının temel nedenidir.

3. Osmanlı İmparatorluğu’nda Arnavutlar

Ottoman Empire, Roma’dan farklı olarak çok katmanlı ve çoğulcu bir idari modele sahiptir. Osmanlı sistemi, yerel kimlikleri tamamen ortadan kaldırmak yerine, onları imparatorluk çatısı altında işlevselleştirmiştir.

Arnavut kökenli elitler:

Sadrazamlık (özellikle Köprülü ailesi),

Beylerbeylik,

Seraskerlik,

Donanma komutanlığı

gibi kritik görevlerde bulunmuştur.

Bu yapı sayesinde:

Arnavut dili ve bölgesel kimlik korunmuştur,

Arnavutluk coğrafi ve kültürel bir ad olarak yaşamaya devam etmiştir,

yüzyılda ulusal bilinç üretilebilmiştir.

Osmanlı, Arnavutları eritmemiş, onları taşıyıcı unsur hâline getirmiştir.

4. Neden Devlet Kurmadılar?

Bu soruya indirgemeci bir “başarısızlık” cevabı vermek tarihsel gerçeklikle bağdaşmaz. Aksine, bu durum rasyonel bir tarihsel strateji olarak okunmalıdır.

4.1 Coğrafyanın Belirleyiciliği

Dağlık coğrafya:

Merkeziyetçiliği zorlaştırır,

Yerel özerkliği teşvik eder,

Devlet kurma ihtiyacını azaltır.

4.2 Devletin Yükü, İmparatorluğun İmkânı

Merkezî devlet kurmak:

Sürekli vergi toplama,

Bürokratik yük,

Kalıcı askerî tehdit anlamına gelir.

Oysa imparatorluk içinde:

Güç merkeze aittir,

Yükselme bireysel liyakate bağlıdır,

Risk dağıtılmıştır.

Bu bağlamda taşıyıcı halklar için en avantajlı model, imparatorluğu içeriden taşımaktır.

4.3 Kültürel ve Ahlaki Kodlar

Bu toplumlarda:

Güç, topraktan çok itibar ile ölçülür,

Sadakat devlete değil, söz ve ahde dayanır,

Liderlik hanedan değil, şahsiyet merkezlidir.

Bu kültürel yapı, uzun ömürlü merkezî devletlerden ziyade esnek siyasal aidiyetlere uygundur.

5. Sonuç: Görünmeyen Kurucular

İlliryalılar Roma’yı, Arnavutlar Osmanlı’yı ayakta tutmuştur.

Ancak tarih, çoğu zaman yalnızca tahtta oturanları kayda geçirmiştir.

Bu nedenle:

İmparatorlukları kuranlar tarih kitaplarına girer;

onları taşıyanlar ise tarihin derin yapısını oluşturur.

Taşıyıcı halklar, devlet kurmamış olabilir; fakat devlet fikrinin sürekliliğini mümkün kılmıştır.

Kaynakça

Anscombe, F. (2014). The Ottoman Empire in Global Perspective. Cambridge University Press.

Goldsworthy, A. (2009). How Rome Fell. Yale University Press.

İnalcık, H. (2003). Osmanlı İmparatorluğu: Klasik Çağ. Yapı Kredi Yayınları.

Malcolm, N. (1998). Kosovo: A Short History. New York University Press.

Mócsy, A. (1974). Pannonia and Upper Moesia. Routledge.

  
Yükleniyor...