İzmir de Ulaşım

VOYNİCH EL YAZMASI BİLMECESİ

28 Temmuz 2026, 15:18
Murat Adıtatar

VOYNİCH EL YAZMASI BİLMECESİ 

Dinlediğim bir videoda, 240 sayfalık bir kitaptan söz ediliyordu.

İlginç olan bu kitabın içindekiler altı yüz yıldır çözülememişti. 

Yazım dili, semboller ve içindeki garip resimler hala bir muammaydı. 

Araştırdım.

Adı Voynich El Yazması...

Voynich El Yazması, belki de tarihin bize bıraktığı en sessiz kitaplardan biri.

Yaklaşık altı yüz yıl önce hazırlanan bu eser, bugün halâ dünyanın en büyük entelektüel bilmecelerinden biri olarak kabul ediliyor.

İçinde bilinmeyen bir yazı sistemi, tanımlanamayan bitki çizimleri, astronomik semboller, garip biyolojik tasvirler ve anlamı çözülemeyen yüzlerce sayfa bulunuyor.

İlginç olan ise...

Bu kitap kayıp değil.

Yeri biliniyor.

Sayfalar incelenebiliyor.

Ama yine de ne anlattığı bilinmiyor.

İnsanlık tarihinde ilk kez, bir kitabın varlığı değil, sessizliği bu kadar büyük bir merak konusu!

Voynich El Yazması adını, onu 20. yüzyılın başlarında dünyaya tanıtan Polonya kökenli kitap tüccarı Wilfrid Voynich'ten almış.

Voynich, 1912 yılında İtalya'daki eski bir Cizvit koleksiyonunda bu esere rastlıyor.

Kitap ilk bakışta Orta Çağ Avrupa'sından kalma sıradan bir el yazması gibi görünüyor.

Ancak birkaç sayfa incelendiğinde olağanüstü bir durum ortaya çıkıyor...

Yazılar bilinen hiçbir dile benzemiyor.

Çizimler ise alışılmışın dışında.

Kitapta yüzlerce bitki var ama çoğu bilinen bitkilere uymuyor.

Gökyüzü haritalarına benzeyen şekiller var ancak bunlar klasik astronomi eserleriyle örtüşmüyor.

İnsan figürleri var ancak anlatılan süreç belirsiz.

Voynich bu eserin önemli bir tarihi belge olduğuna inanarak uzmanların dikkatine sunuyor.

Böylece altı asırdır süren gizemli yolculuk yeniden başlıyor.

Uzun yıllar boyunca "kitabın gerçekten Orta Çağ'dan kalma mı, yoksa sonradan yapılmış bir sahtecilik mi?" olduğu tartışılıyor.

Çünkü eğer eser sahteyse bütün gizem anlamını kaybedecekti.

Yapılan karbon 14 testleri, kitabın parşömeninin yaklaşık olarak 1404-1438 yılları arasına ait olduğunu kanıtlıyor.

Bu sonuç, Voynich El Yazması'nın gerçekten Rönesans öncesi döneme ait olduğunu güçlü biçimde destekliyor.

Ancak bilimsel açıdan önemli bir ayrıntı var...

Karbon-14 testi parşömenin yaşını belirler, mürekkebin kesin olarak aynı dönemde kullanıldığını tek başına kanıtlamıyor.

Yine de eserin 15. yüzyıl Avrupa'sında hazırlanmış gerçek bir el yazması olduğu kabul ediliyor.

Voynich El Yazması'nın en büyük sırrı yazısı...

Metin yaklaşık 170 bin karakterden oluşuyor.

Yazı soldan sağa ilerliyor.

Sözcük boşlukları var.

Bazı sözcükler tekrar tekrar kullanılıyor.

Yani rastgele çizilmiş anlamsız semboller gibi görünmüyor.

Tam tersine, içinde bir düzen olduğu anlaşılıyor.

Araştırmacılar bu yazıya inceleme amacıyla "EVA" (Extensible Voynich Alphabet) adı verilen bir transkripsiyon sistemi geliştiriyorlar.

Ancak büyük soru halâ cevaplanamıyor...

Bu yazı hangi dili temsil ediyor?

Yıllar boyunca birçok teori ortaya atılıyor.

Bazıları bunun kaybolmuş bir dil olduğunu düşünüyor.

Bazıları gizlenmiş bir şifre olduğunu savunuyor.

Bazıları ise bunun bilinçli olarak oluşturulmuş yapay bir dil olabileceğini ileri sürüyor.

Fakat bugüne kadar hiçbir teori kesin olarak kanıtlanamıyor.

Kriptoloji uzmanları yıllarca Voynich metnini çözmeye çalışıyor.

II. Dünya Savaşı sırasında Enigma gibi karmaşık şifreleri çözen uzmanların yöntemleri bile bu kitap üzerinde kesin sonuç vermiyor.

Modern bilgisayar analizleri ise ilginç sonuçlar ortaya koyuyor...

Voynich metni, doğal dillerde görülen kelime dağılımlarına benzer özellikler taşıyor, tekrar düzenleri gösteriyor, rastgele üretilmiş bir metinden daha karmaşık görünüyor.

Ancak yapay zeka dahil hiçbir yöntem bugüne kadar kitabı çevirmeyi başaramıyor.

Çünkü bir metni çözmek için genellikle karşılaştırılacak bir anahtar gerekiyor.

Mısır hiyerogliflerinin çözülmesini sağlayan Rosetta Taşı gibi bir anahtar Voynich için bulunamıyor.

Voynich El Yazması'nın görsel dünyası en az yazısı kadar gizemli...

Kitabın büyük bölümü bitkilere ayrılmış.

Ancak çizilen bitkilerin çoğu bilinen türlerle tam olarak eşleşmiyor.

Bu durum iki farklı yoruma yol açmış...

Bir görüşe göre bunlar Orta Çağ'ın tıbbi bitki bilgisini temsil ediyor.

Diğer görüşe göre ise bitkiler gerçek botanik çizimler değil, sembolik anlatımlardır.

Orta Çağ dünyasında doğa yalnızca fiziksel bir gerçeklik olarak görülmüyordu.

Bir bitkinin şekli, rengi, gezegenlerle ilişkisi, insan bedeni üzerindeki etkisi önemli kabul ediliyordu.

Kitaptaki astronomik çizimler de dikkat çekici...

Dairesel şekiller, yıldızlar ve burç sembollerine benzeyen figürler bulunuyor.

Bu durum, eserin yalnızca bitkilerle değil, aynı zamanda kozmoloji ve insan arasındaki ilişkiyle de ilgilenmiş olabileceğini düşündürüyor.

En tartışmalı bölüm ise küçük çıplak kadın figürlerinin bulunduğu sayfalar...

Bu kadınlar, sıvıların içinde, boru benzeri sistemlerin arasında, karmaşık bağlantılar içinde gösterilmiş!

Bazı araştırmacılar bunu Orta Çağ tıp anlayışıyla ilişkilendiriyor.

Bazıları ise simyanın sembolik diliyle bağlantı kuruyor.

Simyada dönüşüm yalnızca maddelerin değişimi değil, insanın içsel dönüşümü olarak da görülüyordu.

Bu nedenle bazıları Voynich'in bir tür sembolik bilgi kitabı olabileceğini düşünüyor.

Voynich El Yazması birçok tarihsel isimle ilişkilendiriliyor...

Bunların başında Roger Bacon var.

Orta Çağ'ın büyük düşünürlerinden biri olan Bacon, bilim, optik, matematik, doğa araştırmaları ile ilgili bir bilim insanı.

Ancak kitabın onun tarafından yazıldığına dair hiçbir kesin kanıt yok.

Benzer şekilde İngiliz bilgin John Dee ve simyacı Edward Kelley de bu eserle ilişkilendiriliyor.

Bunun nedeni onların gizli bilgiler, semboller ve şifrelerle ilgilenmiş olmaları.

Ancak bu bağlantılar da tarihsel kanıttan çok teori düzeyinde.

Voynich El Yazması'nın en ilgi çekici taraflarından biri de onu farklı geleneklerle ilişkilendiren yorumlar...

Özellikle, Hermetik düşünce, simya, Gnostik sembolizm, Kabala ile bazı benzerlikler kuruluyor.

Hermetik gelenekte evren ile insan arasında görünmez bir bağ olduğu düşünülüyor...

"Yukarıda ne varsa aşağıda da o vardır" anlayışı, gökyüzü, doğa ve insan arasında bir bütünlük kuruyor.

Voynich'teki yıldızlar, bitkiler, insan figürleri bu düşünceyle bazı sembolik benzerlikler taşıyor.

Ancak Voynich El Yazması'nın kesin olarak Hermetik veya Gnostik bir eser olduğunu gösteren tarihsel kanıt yok.

Gizemli eserler her zaman alternatif teorilerin ilgisini çekiyor.

Voynich hakkında da, Atlantiskayıp uygarlıklar, dünya dışı kaynaklar, kadim bilgiler gibi birçok iddia ortaya atılmış...

Ancak bugünkü bilimsel veriler bu iddiaları desteklemiyor.

Bununla birlikte bu teorilerin ortaya çıkması bile önemli bir şeyi gösteriyor...

İnsan zihni bilinmeyenle karşılaştığında anlam arayışı başlıyor.

Voynich El Yazması belki de bu yüzden bu kadar güçlü bir etki yaratıyor.

Voynich El Yazması'nın gerçek sırrı belki de henüz çözülememiş olmasıdır.

Çünkü bu kitap bize yalnızca geçmişi değil, insanın bilinmeyene karşı tutumunu da gösteriyor.

Altı yüz yıl önce biri bir kitap yazdı.

İçine semboller koydu.

Bilgileri sakladı.

Belki bir tıp kitabıydı.

Belki bir doğa ansiklopedisiydi.

Belki bir şifreydi.

Belki de bizim henüz anlayamadığımız farklı bir bilgi sistemiydi.

Bugün elimizde kalan ise tek bir gerçek var...

İnsanlık, kendi geçmişinden gelen bir kitabın karşısında halâ sessizce ve çaresizce bekliyor.

Belki bir gün bir anahtar bulunacak.

Belki bir yapay zeka, bir tarihçi ya da hiç beklenmeyen bir keşif bu sırrı çözecek.

Ama o güne kadar Voynich El Yazması bize şunu hatırlatmaya devam edecek...

Bazen en büyük gizem, cevabını bilmediğimiz şey değil, binlerce insanın yüzyıllar boyunca aynı sorunun peşinden gitmesidir.

Belki de Voynich El Yazması'nın çözülmesi, yalnızca bir kitabın okunması değil, insanlığın geçmişle kurduğu diyaloğun yeni bir sayfasının açılması olacaktır.

 

  
Yükleniyor...