30 Ağustos 2025 Cumartesi
“ZAFERİ KAZANANLAR KUTLAR“İnsanlık tarihin de iz bırakmak sözle olmuyor. Kanla, canla kazınan evrensel kazanımlarla bu mümkün. İşte bir 30 Ağustos Zaferinin yıldönümünde O Koca Komutanı belleklerden sileceğini sanan aymazların, bir adım ileri, iki adım geri tornistan yapmalarına tanıklık yaparak geçireceğiz.![]()
Evet biz Zaferi dibine kadar yaşayarak kutlarken, onlar yerin dibine girecek kadar aşağılarda ezilecekler. Bu gün Yılmaz Özdil'i dinledim sabah. Başlığı ondan aldım.
ZAFERİ, YENENLER KUTLAR ! Trikopis'in, bu Zafer'i kutlamasını düşünmek akıl işi mi? Yada Tirikopis'in bbu günkü evlatları... Kutlayabilir mi? Kutlarsa akılcı olur mu? Hele ki o bitmez aşağılık kinleri sürüyorsa? Uzatmaya gerek yok. Zaferi Yenenler Kutlar ! Onu yendiği bir ünlünün tanımıyla asıl meseleye dönelim; (Winston Churchill, İngiltere Başbakanı, 1938) Mustafa Kemal sosyalist değildi. Fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici, iyi düşünceli ve akıllı bir önderdir. Biz bu gün bu aymazların tornistan yapmalarını bir kenara atıp gerçeklerle devam edelim. 30 Ağustos Zaferi (Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlandığı gün), yalnızca Türk milleti için değil, aynı zamanda tüm mazlum milletler için çok büyük bir anlam taşır. Çünkü:
Sömürgeciliğe karşı bir zaferdir:
20. yüzyılın başında Asya ve Afrika’daki pek çok millet Batılı devletlerin sömürgesi altındaydı. Türk milletinin, emperyalist işgale karşı bağımsızlık mücadelesiyle kazandığı bu zafer, diğer milletlere de "yenilmez" sanılan güçlerin yenilebileceğini göstermiştir.
Bağımsızlık hareketlerine ilham vermiştir:
Hindistan’dan Cezayir’e, Mısır’dan Endonezya’ya kadar birçok mazlum millet, Türk Kurtuluş Savaşı’nın sonucunu örnek aldı. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bu zafer, sömürge altında yaşayan halklara umut oldu.
Milli iradenin gücünü kanıtlamıştır:
Düzenli ordusu, güçlü sanayisi olmayan; ama inanç ve kararlılığıyla mücadele eden bir milletin, emperyalist devletleri yenmesi, bağımsızlık yolundaki tüm milletlere “önce inanmak ve birleşmek gerekir” mesajını verdi.
Adalet ve özgürlük sembolüdür:
30 Ağustos, sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda adalet ve özgürlüğün kazanımıdır. Bu yönüyle de ezilen halkların kendi kimliklerini ve bağımsızlıklarını savunmalarına moral kaynağı olmuştur.
Kısaca: 30 Ağustos Zaferi, mazlum milletlere "bağımsızlığın imkânsız olmadığını" kanıtlayan, sömürgeciliğe karşı direnişin simgesi haline gelmiş bir dönüm noktasıdır.
30 Ağustos Zaferi, yalnız Türk milletinin değil, bütün mazlum milletlerin zaferidir.
Çünkü bu büyük gün, sömürgeciliğe karşı verilen en güçlü cevaptır. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk milleti, bağımsızlık uğruna birleşmiş ve dünyaya şu mesajı vermiştir: ‘Zafer, zafer benimdir diyebilenindir!’
Bu zafer, mazlum milletlere umut olmuş, özgürlüğün imkânsız olmadığını kanıtlamıştır. Atatürk’ün sözleriyle, ‘Bizim istiklal mücadelemiz yalnız kendi milletimiz için değil, bütün mazlum milletler için örnek olmuştur.’
30 Ağustos, bağımsızlık ve özgürlük meşalesinin bütün dünyada yanmasını sağlayan kutlu bir gündür.
KUTLU OLSUN ! Haber Kaynağı: EGEDE SENTEZ
Yükleniyor...
|