İzmir de Ulaşım

USrAil

23 Mart 2026, 16:45
Murat Adıtatar

USrAil  

İsrail kurulduğu 1948 yılından itibaren topraklarını genişletiyor. 

Genişletmeye devam etmek istiyor. 

Haksız, hukuksuz biçimde saldırıyor. 

Gazze'de soykırım girişimiyle büyük insanlık suçları işlemeye devam ediyor. 

Katliamlarına şimdi Lübnan'ı ekledi. 

Parçalanan Suriye'nin güneyini işgal etti. 

ABD'yi peşine takarak İran'ı bombalıyor. 

İran’da ard arda iki füzeyle okulu vurarak 168 masum kız çocuğunu katletti. 

İsrail tüm bu insanlık suçlarını işlerken birkaçı hariç neredeyse bütün devlet liderleri (!) cılız kınamalar dışında seyirci kalıyor. 

Hatta saldırılar karşısında kendisini savunan İran'a tepki gösteren liderler dahi oldu! 

Dünya halklarının bir kısmı bu katliamların farkında ve isyan ediyor. 

Bir uyanış var. 

Sorgulamalar başladı. 

"Koskoca ABD (USA) nasıl oluyor da göz göre göre terörist İsrail hükümetini koşulsuz destekliyor?" sorusunu soranların sayısında ciddi bir artış var. 

Özellikle Epstein adasında yaşanan iğrençliklerin arkasında İsrail gizli servisi Mossad'ın olduğunun ortaya çıkması ABD ve dünya halklarının uyanışında önemli bir etken. 

Nitekim ABD halkının büyük çoğunluğu geçmişteki savaşlara destek veriyordu. İran’a yapılan saldırılara karşı bu destek çok azalmış görünüyor. 

Bazı ABD'li pilotların bu haksız savaşa katılmak istemedikleri ve ordudan atıldıkları medyada yer aldı. 

Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Başkanı Joseph Kent İran ülkemiz için yakın bir tehdit oluşturmuyordu ve bu savaşı İsrail ile onun güçlü Amerikan lobisinin baskısıyla başlattığımız açık" diyerek istifa etti.  

Epstein dosyaları ile başı büyük dertte olan ABD başkanı Trump'a verilen destek ise yüzde 20'lerin altına düşmüş görünüyor.  

SAHNEYE BANKERLER ÇIKIYOR  

Tarihi bilmeden bugünü ve geleceği anlamamız zor. 

Eskiden imparatorluklar topraklarını genişleterek güç sahibi oluyorlardı. 

Roma, Moğol, Osmanlı vb. imparatorluklar işgal ettikleri bölgelerin kaynaklarını sömürerek, halkları haraca bağlayarak hakimiyet kurdular. 

17. Yüzyıldan itibaren sömürgecilik faaliyetleriyle büyüyen başta İngiltere, Fransa, Hollanda olmak üzere Avrupa ülkeleri güç kazanmaya başladı. 

Özelikle İngiltere ve Fransa arasında yedi yıl savaşları gibi (1756-1763) sömürge paylaşım mücadelesi yaşandı. 

Avrupa’da merkezi krallıkların güçlenmesi, sömürge mücadeleleri, krallıklar arasında rekabet, askeri teknolojilerde gelişmeler daha masraflı savaşlara yol açtı.  

Büyüyen ordular için daha fazla mali kaynak ihtiyacı oldu. 

Burada sahneye bir aile çıktı... 

Savaş baronu Rothschildler. 

Çıkış noktası 1700'lü yıllarda Almanya Frankfurt... 

Baba Amchell Rothschild, o dönem Almanya'daki prenslere borç vererek, onların mali kaynaklarını yönetmeye ve danışmanlık yapmaya başlıyor. 

İlerleyen süreçte dört oğlunu Avrupa'nın dört büyük şehrine (Paris, Viyana, Milano ve Londra) yönlendiriyor. 

Londra'ya giden Nathan, çocukların en akıllısı ve sistem o nedenle daha sonrasında İngiltere'den yürüyor. 

Ailenin büyümesi İngiltere ile Fransa arasındaki Waterloo savaşı (1815) sonrasında durdurulamaz boyuta ulaşıyor. 

Hem İngiltere'ye hem de Napolyon'a borç veren Rothschild, savaş sonrası iki ülkeden de dokunulmazlık elde ederek büyük güç sahibi oluyor.  

Sonrasında Bank Of England’ın kontrolünü ele geçirerek "paranın tanrısı" haline dönüşüyor. 

İngiltere ve Avrupa'daki merkez bankalarından sonra 1913'te ABD merkez bankasının (FED) da kontrolünü elde ediyor.  

Bu arada Reuters haber ajansını kurdurarak iletişim ağının da hakimi oluyor. 

Bu sayede hızlı istihbarat sağlayarak çoğu olayı önceden öğreniyor. 

Günümüzün hakim gücü para. 

Parayı kontrol eden gücü eline geçiriyor. 

Şu an neredeyse hiç borçsuz ülke yok.  

En büyük borcu olan ülke ise ABD. Son verilere göre ABD’nin borcu 40 trilyon dolar civarında. Her 100 günde de 1 trilyon dolar artıyor. 

Borç, kontrol demek. 

Bu borçların alacaklısı da merkez bankalarını kontrol eden başta Rothschildler olmak üzere küresel bankerler. 

Ülkeleri yönetenlerin İsrail'in katliamlarına kayıtsız kalmalarında bu ödenemez borçların etkisi de çok fazla. 

Çünkü İsrail'in kurucu babası da Rothschild ailesidir. 

Kanıt mı istiyorsunuz... 

Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Balfour'un Rothschild'e yazdığı mektup aynen şöyle: 

Dışişleri Bakanlığı 

2 Kasım 1917 

Sayın Lord Rothschild, 

Majestelerinin Hükümeti adına, Kabine tarafından onaylanmış olan ve Yahudi Siyonist hedeflerine yönelik sempatiyi ifade eden aşağıdaki bildiriyi size iletmekten memnuniyet duyuyorum: 

“Majestelerinin Hükümeti, Filistin’de Yahudi halkı için bir ulusal yurt kurulmasını olumlu karşılamaktadır ve bu amacın gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak için elinden gelen çabayı gösterecektir. Ancak Filistin’de mevcut Yahudi olmayan toplulukların sivil ve dini haklarına ya da diğer ülkelerde yaşayan Yahudilerin hak ve siyasi statülerine zarar verecek hiçbir şey yapılmayacağı açıkça anlaşılmalıdır.” 

Bu bildiriyi Siyonist Federasyonu’nun bilgisine sunarsanız memnun olurum. 

Saygılarımla, 

Arthur James Balfour. 

ABD NEDEN İSRAİL'İ DESTEKLİYOR  

I. Dünya Savaşı sonrasında imparatorlukların gücü bitti. 

Yüzlerce ulus devlet ortaya çıktı. 

İngiltere etkinliğini kaybederken yepyeni bir devlet sahanın hakimi olmaya başladı... 

ABD

II. Dünya Savaşı'nın en büyük kazananı ABD'ydi

1944'te ABD doları dünyanın rezerv para birimi oldu. 

Kritik soru şu: 

ABD dolarının sahibi kim veya kimler? 

Tarih 1910.  

Yer: Jekyll adası  

Burada bankerler ve siyasetçiler bir merkez bankası taslağı hazırladı. 

1913’te Başkan Woodrow Wilson çoğunluğun noel tatilinde olduğu bir günde Federal Rezerv Anlaşmasını imzaladı. 

Böylece FED kuruldu. 

Bu toplantıya katılanlar, J. P. Morgan, Paul Warburg (Rothschildlerin akrabasıdır) ve Nelson Aldrich. 

Görüldüğü gibi ABD merkez bankasının, bir anlamda dünya rezerv parasının kontrolü de aynı organizasyonda. 

Yani İsrail'in kurucu babası Rothschildlerin hakimiyetinde. 

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TİYATROSU  

Şu Birleşmiş Milletler denen organizasyon tüm katliamlarına karşı İsrail'e neden yeterli tepkiyi gösteremiyor? 

Bosna soykırımında birleşemediler, Gazze'de de aynı şekilde. 

Koca koca insanlar trajik, bazen trajikomik tiyatro sergiliyorlar. 

Çünkü BM'nin arkasında da bu küresel finans baronları var. 

BM'nin nasıl kurulduğunu, işleyişinin nasıl olduğunu bilirsek neden BİRLEŞEMEDİKLERİNİ anlayabiliriz. 

I. ve II. Dünya Savaşlarının finansörleri olan küresel sermaye oligarkları, II. Dünya Savaşı'ndan sonra kurdukları yüksek bütçeli açık, gizli ve yarı gizli örgütlenmelerle küresel siyaseti dizayn etmek istediler. Bu kurumların başında da Birleşmiş Milletler geliyordu... 

Çünkü kendi çıkarları doğrultusunda alacakları uluslararası kararları yasal hale getirebilmeleri için dünya çapında bir parlamentoya ihtiyaçları vardı. 

"Birleşmiş Milletler" ifadesi ilk olarak ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt tarafından ortaya atıldı. 26 müttefik ülkenin II. Dünya Savaşı'nda Mihver Devletlere karşı birlikte mücadele etmek için taahhütte bulundukları 1 Ocak 1942 tarihli bildirgede yer aldı. 

50 ülkenin temsilcileri San Francisco Konferansı'nda bir araya gelerek 111 maddeden oluşan BM anlaşmasına son şeklini verdiler ve 25 Haziran 1945'te oybirliği ile kabul ederek imzaladılar. 

En büyük tartışma örgüt merkezinin nerede olacağı konusunda yaşandı. 

Devreye küresel oligarşinin önemli temsilcilerinden JOHN D. ROCKEFELLER girerek merkezin ABD'de olması gerektiğine temsilcileri ikna etti.  

New York'un kuzeyinde Hudson nehri yakınındaki malikanesi "Kykuit"i BM'ye bağışlamak istedi. 

Ancak ülke temsilcileri bu durumun kurum üzerinde baskı oluşturacağı gerekçesiyle öneriyi kabul etmediler. 

BM merkez binasının ABD dışına çıkmasından büyük endişe duyan Rockefeller, New York'ta 69 dönümlük bir araziyi 8.5 milyon dolara satın alarak BM'ye bağışladı ve bu arazide BM merkezi kuruldu. 

Böylelikle BM, henüz kuruluş aşamasında küresel bankerlerin gözetimine girmişti.  

USrAil  

Balfour deklarasyonuyla İngiltere’nin (UK) kurduğu İsrail’i bugün ABD (USA) yaşatıyor.  

Koskoca ABD'nin her koşulda minicik İsrail'in katliamlarını, soykırımını kayıtsız şartsız desteklemesinin nedenini bilmem anlatabildim mi? 

 

  
Yükleniyor...