İzmir de Ulaşım

Terzi Fikri ve Fatsa: Bir İlçenin Hikâyesi, Bir Ülkenin Sorusu

04 Mayıs 2026, 22:11
DOĞAN PREPOL

Terzi Fikri ve Fatsa: Bir İlçenin Hikâyesi, Bir Ülkenin Sorusu

Türkiye’nin yakın tarihine baktığımız zaman bazı isimler öne çıkar ve sadece bir kişi olmanın ötesine geçer, bir fikri, bir tartışmayı ve hatta bir ihtimali, bir olasılığı temsil eder. Yani gerçekleri temsil eder işte bu kişi de Fikri Sönmez, yani halkın deyimiyle “Terzi Fikri”, işte bu isimlerden biri belki de başta gelenlerden biri. Aslında halkı aydınlatmak için çalışanlar arasında ayrımcılık olmaz hepsi yurttaşın gönlünce birinci diye düşünüyorum.

1970’lerin sonu… Türkiye’nin sokakları gergin, ekonomisi kırılgan ama bu dönemki kadar da kötü değil her halde, toplumsal dengeleri ise hassas. Böylesi bir dönemde, Karadeniz’in şirin ve mütevazı ilçesi Fatsa, alışılmışın dışında bir yönetim anlayışıyla ülkenin gündemine oturur. Ne büyük bir devrim söylemi ne de karmaşık ideolojik metinler.

 Temel iddia basittir: Halk, kendi yaşadığı yeri doğrudan yönetebilir mi? Diğer bir deyişle Halkın kendini yönetmesi.

Fikri Sönmez’in cevabı nettir: “Evet.” Halk kendini yönetebilir.

Bu cevabın sahadaki karşılığı ise “halk komiteleri” olur. Mahalle mahalle örgütlenen, kararları yukarıdan aşağıya değil aşağıdan yukarıya taşıyan bir yapı oluşturuldu Şirin ilçe Fatsa'nın mahallelerinde. İnsanlar sadece oy veren değil, aynı zamanda yönetime katılan aktörler hâline gelir. Yollar yapılır, çöp toplanır, karaborsaya karşı önlemler alınır. Kısacası devletin yapması beklenen birçok hizmet, halkın doğrudan katılımıyla hız kazanır ve yapılması gerekenler el birliği ile yapılır.

Ancak mesele sadece hizmet değildir. Asıl mesele, yönetimin kimde olduğu sorusudur.

Tam da bu noktada Fatsa, bir belediyecilik örneği olmaktan çıkar, bir tartışma alanına dönüşür. Kimi için bu model, demokrasinin en saf hâlidir. Kimi içinse devlet otoritesinin aşındığı, kontrolsüz bir yapının habercisidir.

Destekleyenler “halk kendi kaderini eline aldı” derken, eleştirenler “bu gidiş nereye?” diye sorar.

Ve Türkiye’nin o çalkantılı siyasi ikliminde bu sorular cevapsız bırakılmaz. 1980 yılında gerçekleştirilen Operasyonla Fatsa’ya müdahale edilerek kurulan yapı dağıtılır, Fikri Sönmez tutuklanır. Çok geçmeden ülke, 12 Eylül Darbesi ile bambaşka bir döneme girer.

Peki geriye ne kalır?

Bir ilçe mi? Bir belediye başkanı mı? Yoksa hâlâ cevabı aranan bir soru mu?

Bugün geriye dönüp baktığımızda Fatsa deneyimi, tek boyutlu bir hikâye sunmaz. Ne tamamen bir başarı destanı ne de basit bir yanlışlar zinciridir. Aksine, Türkiye’nin demokrasi arayışının sahadaki en somut, en tartışmalı örneklerinden biridir. Aslında büyük ölçüde de başarılı oldu denebilir.

Belki de asıl mesele şudur:

Devlet ile halk arasındaki mesafe ne kadar olmalı?

Fikri Sönmez bu mesafeyi neredeyse sıfırlamaya çalıştı. Kimine göre cesur bir deneme, kimine göre riskli bir sapma. Ama şu bir gerçek ki, aradan geçen onca yıla rağmen Fatsa hala konuşuluyorsa, orada sadece bir yönetim modeli değil, aynı zamanda güçlü bir fikir doğmuştur.

Ve bazı fikirler, bastırılsa bile kaybolmaz.

Fikri Sönmez'in fikri başarılı olduğu için bugün bile anılıyor ve konuşuluyor.

Tutuklu bulunduğu cezaevinde 1985 yılında hayatını kaybetmiştir. Ölümü, Türkiye’de siyasi tartışmaların önemli konularından biri olmaya devam etmektedir. O yıllar da çok sayıda devrimci cezaevlerinde öldü ya da öldürüldü.

 

Ben ne yaptıysam halkım için halkımla beraber yaptım.

Fatsa Fikri Sönmez

 

Terzi Fikri öyle bir giysi dikti ki Fatsa’ya

O Gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla

Noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar

Kimseler çıkaramaz Fatsa’nın sırtından!

Emek hakkının sımsıcak çıplaklığını.

Can Yücel

 

 

Işıklar yoldaşın olsun, halk adamı Fatsalı Terzi Fikri Sönmez.

Sağlıcakla Kalın

  
Yükleniyor...