İzmir de Ulaşım

Osmanlı’nın Kurucu Coğrafyası: Rumeli Gerçeği ve Balkanların Tarihsel Rolü

17 Ocak 2026, 17:05
Biz Rumeliyiz Platformu

Osmanlı’nın Kurucu Coğrafyası: Rumeli Gerçeği ve Balkanların Tarihsel Rolü

 

Tarih bazen bir yorum meselesi değil, takvim meselesidir.

 

    Osmanlı Devleti’nin nerede doğduğu sorusu da tam olarak böyledir. Son yıllarda yaygınlaşan “Anadolu merkezli Osmanlı” anlatısı, kronolojiyle karşılaştırıldığında ciddi boşluklar barındırmaktadır. Tarihsel veriler açıkça göstermektedir ki Osmanlı Devleti’nin kurucu çekirdeği Rumeli’dir; Anadolu ise daha sonra bütünlenen bir hinterland alanıdır.


Takvim Konuşuyor: Osmanlı Balkanlarda Doğdu

    Osmanlı Devleti’nin Avrupa kıtasına geçişi 1352 yılında Çimpe Kalesi’nin alınmasıyla başlar. Bu tarih, Osmanlı’nın bir uç beyliği olmaktan çıkıp devletleşme sürecine girdiği eşiktir. Ardından gelen gelişmeler tesadüf değil, bilinçli bir Rumeli merkezli genişleme stratejisidir:

  • 1361: Edirne fethedildi ve başkent yapıldı
  • 1371: Makedonya hâkimiyet altına alındı
  • 1389: Kosova Savaşı ile Balkan dengeleri çöktü
  • 1392: Üsküp alındı
  • 1396: Bulgar Krallığı fiilen sona erdi
  • 1400: Rumeli’nin yaklaşık %70’i Osmanlı kontrolüne girdi

Bu tablo çok nettir: Osmanlı, Anadolu’yu henüz birleştirememişken Balkanlar’da imparatorluk ölçeğine ulaşmıştır.

Anadolu: Geç Fethedilen Alan

Aynı dönemde Anadolu’daki durum ise parçalı ve kırılgandır:

  • 1390–1398: Karaman ve Sivas kısmen kontrol altına alındı
  • 1402: Ankara Savaşı sonrası Anadolu’daki Osmanlı düzeni çöktü
  • 1453: İstanbul’un fethi (Rumeli merkezli devletin Anadolu’ya açılması)
  • 1514–1534: Doğu Anadolu, Suriye, Mısır ve Irak’ın katılımı

Bu kronoloji şunu gösterir: Anadolu, Osmanlı’nın doğduğu yer değil; büyüdükten sonra bütünlediği coğrafyadır.

 

 

Rumeli Neden Kurucu Çekirdekti?

Rumeli sadece fethedilen bir toprak değil, Osmanlı devlet aklının inşa edildiği alandır:

  • Başkent Rumeli’dedir (Edirne)
  • Devşirme sistemi Rumeli sosyolojisiyle şekillenmiştir
  • Yeniçeri Ocağı Balkan insan kaynağıyla kurulmuştur
  • Osmanlı bürokrasisi, askeri ve mali düzen Rumeli tecrübesiyle olgunlaşmıştır

Halil İnalcık’ın ifadesiyle, Osmanlı’yı bir “imparatorluk” yapan şey Anadolu’daki beylikler değil, Balkanlarda kurulan çok-etnisiteli yönetim pratiğidir.

Türkiye Neden Rumeli’yi Unuttu?

    Modern Türkiye Cumhuriyeti, Rumeli’nin kaybı sonrası Anadolu’da yeniden inşa edilen bir devlettir. Bu nedenle tarih anlatısı giderek Anadolu merkezli hale gelmiştir. Ancak bu durum tarihsel gerçeği değiştirmez:

Türkiye, Rumeli’nin kaybıyla şekillenen bir devlet olarak doğmuştur.

Rumeli’yi yok sayan bir Osmanlı anlatısı:

  • Devletin kuruluş dinamiklerini eksik bırakır
  • Balkan Müslümanlarının tarihsel rolünü silikleştirir
  • Göç, muhacirlik ve travma hafızasını görünmez kılar

Rumeli Bir Eklenti Değil, Başlangıçtır

    Osmanlı Devleti’nin doğuşu ne Söğüt’le sınırlıdır ne de Anadolu’yla açıklanabilir. Devletin gerçek doğum alanı Rumeli’dir. Anadolu ise bu devletin daha sonra bağlandığı, güçlendirdiği ve merkezileştirdiği çekirdek alandır.

Tarihle yüzleşmek, geçmişi bölmek değil; bütünü doğru yerinden okumaktır.

Kaynaklar

  1. Halil İnalcık – The Ottoman Empire: The Classical Age 1300–1600
  2. Halil İnalcık – Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu
  3. Cemal Kafadar – Between Two Worlds: The Construction of the Ottoman State
  4. Colin Imber – The Ottoman Empire, 1300–1650
  5. Suraiya Faroqhi – Subjects of the Sultan
  6. Feridun Emecen – Osmanlı Klasik Çağında Siyaset
  7. Heath Lowry – The Nature of the Early Ottoman State

 

  
Yükleniyor...