|
18 Ocak 2026 Pazar
Osmanlı’nın Kurucu Coğrafyası: Rumeli Gerçeği ve Balkanların Tarihsel Rolü
Osmanlı’nın Kurucu Coğrafyası: Rumeli Gerçeği ve Balkanların Tarihsel Rolü
Tarih bazen bir yorum meselesi değil, takvim meselesidir.
Osmanlı Devleti’nin nerede doğduğu sorusu da tam olarak böyledir. Son yıllarda yaygınlaşan “Anadolu merkezli Osmanlı” anlatısı, kronolojiyle karşılaştırıldığında ciddi boşluklar barındırmaktadır. Tarihsel veriler açıkça göstermektedir ki Osmanlı Devleti’nin kurucu çekirdeği Rumeli’dir; Anadolu ise daha sonra bütünlenen bir hinterland alanıdır.
Takvim Konuşuyor: Osmanlı Balkanlarda Doğdu Osmanlı Devleti’nin Avrupa kıtasına geçişi 1352 yılında Çimpe Kalesi’nin alınmasıyla başlar. Bu tarih, Osmanlı’nın bir uç beyliği olmaktan çıkıp devletleşme sürecine girdiği eşiktir. Ardından gelen gelişmeler tesadüf değil, bilinçli bir Rumeli merkezli genişleme stratejisidir:
Bu tablo çok nettir: Osmanlı, Anadolu’yu henüz birleştirememişken Balkanlar’da imparatorluk ölçeğine ulaşmıştır. Anadolu: Geç Fethedilen Alan Aynı dönemde Anadolu’daki durum ise parçalı ve kırılgandır:
Bu kronoloji şunu gösterir: Anadolu, Osmanlı’nın doğduğu yer değil; büyüdükten sonra bütünlediği coğrafyadır.
Rumeli Neden Kurucu Çekirdekti? Rumeli sadece fethedilen bir toprak değil, Osmanlı devlet aklının inşa edildiği alandır:
Halil İnalcık’ın ifadesiyle, Osmanlı’yı bir “imparatorluk” yapan şey Anadolu’daki beylikler değil, Balkanlarda kurulan çok-etnisiteli yönetim pratiğidir. Türkiye Neden Rumeli’yi Unuttu? Modern Türkiye Cumhuriyeti, Rumeli’nin kaybı sonrası Anadolu’da yeniden inşa edilen bir devlettir. Bu nedenle tarih anlatısı giderek Anadolu merkezli hale gelmiştir. Ancak bu durum tarihsel gerçeği değiştirmez: Türkiye, Rumeli’nin kaybıyla şekillenen bir devlet olarak doğmuştur. Rumeli’yi yok sayan bir Osmanlı anlatısı:
Rumeli Bir Eklenti Değil, Başlangıçtır Osmanlı Devleti’nin doğuşu ne Söğüt’le sınırlıdır ne de Anadolu’yla açıklanabilir. Devletin gerçek doğum alanı Rumeli’dir. Anadolu ise bu devletin daha sonra bağlandığı, güçlendirdiği ve merkezileştirdiği çekirdek alandır. Tarihle yüzleşmek, geçmişi bölmek değil; bütünü doğru yerinden okumaktır. Kaynaklar
Yükleniyor...
|