|
16 Temmuz 2026 Perşembe
Atatürk'ün Emaneti Koltuk Sevdasına Kurban Edilemez...
DOĞAN PREPOL doganprepol@hotmail.com
Atatürk'ün Emaneti Koltuk Sevdasına Kurban Edilemez...
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) sıradan bir siyasi parti değildir. CHP, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu, Cumhuriyet'in en önemli emanetlerinden biridir. Bu nedenle partiyi yöneten herkesin kişisel hırslarını değil, Atatürk'ün mirasını ve milletin iradesini öncelemesi gerekir diye düşünüyorum.
Kayyum Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık dönemi, birçok CHP seçmeni tarafından partinin en başarısız dönemlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. 13 seçim kaybedilmesine karşın siyasi sorumluluğun üstlenilmemesi ve yeniden genel başkanlık tartışmalarının odağında yer alması, parti içinde ciddi eleştirilere yol açmaktadır.
Gelişmiş çağdaş ve ileri demokrasilerde birkaç seçim kaybeden liderler, partilerinin önünü açmak adına görevlerinden ayrılmayı tercih ederler, öyle değil mi?
Çünkü koltuklar kimsenin tapulu malı değildir. Bu nedenle Kılıçdaroğlu'nun izlediği tutum, parti tabanının önemli bir kesimi tarafından "koltuğu bırakmama" anlayışı olarak yorumlanır.
Bugün CHP tabanında en çok konuşulan sorulardan biri de şudur:
Butlan tartışmalarının ardından Kem Kılıçdaroğlu'nun ısrarı, partiyi birleştiriyor mu, yoksa daha da ayrıştırıyor mu?
Kamuoyunda bu soruyu soranların sayısı her geçen gün artıyor. Hatta, çok sayıda CHP'li, sanatçı, akademisyen ve kanaat önderi yeniden genel başkan olmasına karşı görüşlerini dile getiriyor.
Bu tablo, parti tabanındaki rahatsızlığın artık açık biçimde ifade edildiğini gösteriyor. Yıllarca tekrarlayarak "Bu kez kazanacağız." denilerek umut verilen milyonlarca CHP'ye oy veren seçmeni, seçimlerin ardından 13 kez büyük hayal kırıklıkları yaşadı.
Buna karşın siyasi sorumluluğun üstlenilmemesi, seçmenin hafızasında her defası sa derin izler bıraktı.
Kılıçdaroğlu'nun son dönemde yaptığı bazı açıklamalar arasındaki çelişkiler de kamuoyunda güven ve tutarlılık tartışmalarını artırıyor. Bu durum, parti tabanında eleştirilerin büyümesine neden oluyor.
Asıl soru ise şudur:
Kayyum Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, toplumda ve CHP tabanında desteği azalan bu siyasi çizginin artık kabul görmediğini ne zaman fark edecektir?
CHP'nin ihtiyacı yeni mazeretler değil; yeni bir vizyon, güçlü bir kadro ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıdır.
Atatürk, "Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi." sözüyle bu partinin tarihî sorumluluğunu ortaya koymuştur.
Atatürk de böyle düşünürdü: Hiçbir genel başkan CHP'den büyük değildir. Hiçbir koltuk, Atatürk'ün emanetinden daha değerli değildir. Atatürk'ün emaneti; koltuk hırsına değil, demokrasiye, liyakate ve milletin iradesine emanet edilmelidir.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun artık aktif genel başkanlık tartışmalarının dışında kalarak partinin önünü açmasının CHP'nin geleceği açısından daha doğru olacağını düşünenlerin sayısı azımsanmayacak düzeydedir. Parti içindeki görüş ayrılıklarının daha da derinleşmemesi için sağduyulu ve birleştirici bir yaklaşımın herkes açısından daha yararlı olacağı değerlendirilmektedir. Sağlıcakla kalın… Yükleniyor...
|