|
08 Ekim 2026 Perşembe
KATLEDİLEN TİP'Lİ 7 DEVRİMCİ İZMİR'DE UNUTULMADI48 YILDIR SÜREN ADALET VE ANMA MÜCADELESİ 8 Ekim 1978'de Ankara Bahçelievler'de katledilen TİP'li 7 devrimci, katledilişlerinin 48. yılında İzmir'de düzenlenen etkinlikle anıldı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi Sredar Alten, Latif Can, Faruk Ersan, Efraim Ezgin, Salih Gevenci, Hürcan Gürses ve Osman Nuri Uzunlar, 8 Ekim 1978 tarihinde Ankara'nın Bahçelievler semtinde kaldıkları evde uğradıkları saldırı sonucu yaşamlarını yitirmişti. Aradan geçen 48 yıla rağmen 7 devrimcinin anıları unutulmadı. İzmir'de gerçekleştirilen anma etkinliğinde, katledilen devrimcilerin mücadelesi ve anıları bir kez daha hatırlatıldı. Anmada, yıllar geçse de toplumsal hafızanın diri tutulmasının ve geçmişte yaşanan siyasi cinayetlerin unutulmamasının önemine dikkat çekildi. Onları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Bahçelievler'de katledilen 7 devrimciyi saygı, özlem ve mücadele kararlılığıyla anıyoruz.
Etkinlikte yapılan konuşmada şu ifadeler yer aldı;
Arkadaşlar, 1978 yılının 8 Ekim günü karanlık emellere hizmet eden eli kanlı faşist katiller tarafından evleri basılarak katledilen sevgili yoldaşlarımız Serdar Alten, Latif Can, Faruk Ersan, Efraim Ezgin, Salih Gevenci, Hürcan Gürses ve Osman Nuri Uzunlar’ı anmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Toplumun ezici çoğunluğu tarafından nefretle karşılanan Bahçelievler Katliamı’nda katledilen yedi yoldaşımızı anarken, 12 Mart ve 12 Eylül'de kurulan devlet sehpalarında katledilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Necdet Adalı, Erdal Eren ve diğerlerini; Nurhak'ta katledilen Sinan Cemgil ve arkadaşlarını; toplu imha operasyonlarıyla Kızıldere'de katledilen Mahir Çayan, Cihan Alptekin ve arkadaşlarını; İbrahim Kaypakkaya ve işkencelerde katledilenleri de unutmuyoruz. Yetmişlerden bu yana katledilen binlerce devrimciyi, demokratı, yurtseveri, Onat Kutlar, Musa Anter, Necdet Bulut, Hrant Dink, Bahriye Üçok gibi aydınları da anıyoruz. Fabrika önlerinde, meydanlarda ve kurulan pusularda katledilen işçileri ve sendikacıları da anıyoruz. Kürt halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesinde toprağa düşen binlerce Kürt gencini, devrimciyi de unutmuyoruz. Gezi-Haziran direnişinde ve sonrasında polis şiddetiyle yaşamını yitirenler, direniş ruhunu canlandıran protestocu ve mücadeleci özellikleriyle unutulmayacaktır. Arkadaşlar, 10 Mart 1965 günü, primlerin eşit olarak dağıtılması talebiyle yeraltı maden işçileri Zonguldak'ın Karadon, Gelik, Çaycuma kömür ocaklarında grev başlatmışlardı. Ertesi gün greve Kozlu'daki ocaklar da katıldılar. Bölgeye askeri birlikler sevk edildi, jetler alçaktan uçuş yapmaya başladı. Satılmış Tepe ve Mehmet Çavdar, 12 Mart 1965 günü askeri birliklerin açtıkları ateş sonucu kurşunlanarak öldürüldüler. 6. Filoyu protesto gösterilerinde İ.Ü. Hukuk Fakültesi öğrencisi ve TİP Eminönü üyesi Vedat Demircioğlu, 24 Temmuz 1968'de; Ankara Erkek Öğretmen Yüksek Okulu öğrencisi ve TİP Çankaya aday üyesi Atalay Savaş 28 Temmuz günü polis saldırıları sırasında yaşamlarını yitirdiler. Bir sene sonra 6. Filo yurt çapında protesto edildi. 16 Şubat 1969günü yapılan ve daha sonraları "Kanlı Pazar" olarak anılan “Emperyalizme ve Sömürüye Karşı İşçi Yürüyüşü”nde genç bir işçi olan Duran Erdoğan ve TİP Beyoğlu İlçesi üyesi Turgut Aytaç, gerici, şeriatçı saldırganlar tarafından katledildiler. Mehmet Kılan, Halk Oyuncuları Tiyatrosu'nun Dersim'de sahneleyeceği Pir Sultan Oyunu'nun yasaklanması üzerine yapılan protesto gösterilerinde Ağustos 1969'da polis kurşunu ile öldürüldü. İ.Ü. Orman Fakültesi öğrencisi Mehmet Cantekin 'komando' denilen faşist tetikçilerin açtıkları ateş sonucu 18 Eylül 1969'da; ODTÜ öğrencisi ve Kommer protestosunun öncülerinden Taylan Özgür 23 Eylül 1969 günü polis kurşunu ile katledildi. Yıldız Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi öğrencileri Mehmet Büyüksevinç 8 Aralık 1969'da, Battal Mehetoğlu 14 Aralık 1969'da siyasal İslamcı-faşist tetikçiler tarafından kurşunlanarak öldürüldüler. Şerif Aygün, İstanbul Topkapı'daki Gamak Elektrik Motorları Fabrikası’nda işçiydi. İşten çıkarmaları protesto gösterisinde polis kurşunlarıyla katledildi. Necdet Güçlü, A.Ü. Tıp Fakültesine yapılan baskın sırasında 'komando' denilen ülkücü tetikçiler tarafından kurşunlanarak 13 Nisan 1970’te yaşamını yitirdi. Mutlu Akü işçisi Yaşar Yıldırım, Vinileks işçisi Mustafa Baylan, Cevizli Tekel işçisi Mehmet Gıdak 'Büyük İşçi Direnişi' nde 16 Haziran 1970 günü askeri birlikler tarafından açılan ateş sonucu kurşunlanarak öldürüldüler. Yapı İşçileri Sendikası Genel Başkanı Necmettin Giritlioğlu, Aliağa Rafinerisi'nde grevi başlattığı gün patronun kiralık katili tarafından kurşunlanarak öldürüldü. Necmettin “Emperyalizme ve Sömürüye Karşı İşçi Yürüyüşü”nde yaralananlar arasındaydı. Hüseyin Çapkan, 15-16 Haziran Direnişi'ne katıldıkları gerekçesiyle ücretleri ödenmeyen işçilerin Gislavet Fabrika'sında başlattıkları işgalde polis saldırısında 3 Ekim 1970 günü yaşamını yitirdi. Çapa Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi Hüseyin Aslantaş 10 Aralık 1970, A.Ü: Hukuk Fakültesi öğrencisi İlker Mansuroğlu 22 Aralık 1970; Eğitim Fakültesi öğrencisi ve Dev-Genç Genel Yönetim Kurulu üyesi Nail Karaçam 25 Aralık 1970 günlerinde 'komando' denilen ülkücüler tarafından kurşunlanarak katledildiler. TİP Amasya İl Başkanı Şerafettin Atalay 27 Ocak 1971; Sivas Yıldızeli TİP İlçe Sekreteri Ali Han Uluğ 9 Mart 1971 günlerinde kurşunlanarak öldürüldüler. Bugün onları ve mücadelelerini de saygıyla anıyoruz. Arkadaşlar, Türkiye burjuvazisinin güçlü bir “tarihsel hafızası” olduğu söylenir. Bu hafızanın ekseninde emekçilere ve sosyalist harekete, Kürt Halkı'nın eşitlik ve özgürlük mücadelesine, Alevilerin demokratik taleplerine karşı vahşi bir saldırganlık yer alır. AKP bu hafızanın günümüzdeki taşıyıcısıdır. Günümüzde vurgunlar, yolsuzluklar, iş cinayetleri, kadın cinayetleri, doğaya karşı işlenen suçları arttıkça, iktidar hukuktan, demokrasinin en temel ilkelerinden ve vicdandan daha da uzaklaşıyor. Daha baskıcı, daha zorba, daha otoriter hale geliyor. Sözlerimize son verirken vurgulamak isteriz ki, toprağa düşenler ve anılanlar ve elbette yenilgiler solun ortak müktesebatını oluşturur. Buna, aynı zamanda, farklı yönelimleriyle solun teorik ve pratik biriktirilmiş bilgisi, kazanımları ve mücadele azmi de dahildir. Bahçelievler Katliamı’nda katledilen yedi arkadaşımızı, yaşamlarına faşist güçler tarafından bin bir zorbalıkla son verilen sosyalistleri, devrimcileri, demokratları, yurtseverleri, işçileri, emekçileri, gençleri, aydınları; unutmayacağız, unutturmayacağız! Arkadaşlar, Bu yılki 8 Ekim Bahçelievler Katliamı ortak anma metnini hazırlarken daha önce yaptığı bir anma konuşmasından yararlandığımız Can Açıkgöz’e teşekkür ediyoruz.
Haber: Doğan Prepol Haber Kaynağı: ESH- Doğan Prepol
Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|